18/03/2026
18 Mart 1915 sabahı Çanakkale Boğazı’nın mavi sularında azametli bir müttefik filosu Marmara’ya doğru seyretmeye başlamıştı. Bu, döneminin en donanımlı deniz kuvvetlerinden biriydi.
Çanakkale sularında seyreden bu deniz armadasının sahibi, o devrin büyük siyasi gücü İngiltere ile ona yakın bir gücü temsil eden Fransa idi. Bu bir koalisyon gücü idi. İngiliz askerî gücü, bütün okyanuslarda ve denizlerde hâkimdi. Diğer dünya güçlerini yenmiş, üstünlüğünü kabul ettirmişti. Çanakkale Boğazında seyreden gemiler, bu yüzden kendilerinden emin ve büyük bir mağruriyetle yol alıyorlardı. Hedef İstanbul’du. Yani dünyanın kıdemli devleti Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentiydi. İngilizler ve Fransızlar, I. Dünya Harbine karşı cepheden girmiş bu devleti cezalandırmak ve en kısa yoldan işini bitirmek istiyorlardı. Bir taraftan da esas rakipleri olan Almanya ve Avusturya-Macaristan İmparatorluklarını da güneyden kuşatmış olacaklardı.
Boğazdaki donanma kendinden emindi. Müttefiklerin zaferden hiç şüpheleri yoktu. Londra gazetelerine göre “İstanbul yakında çöplüğe dönecekti”. Aslında dünyanın geri kalanı da Osmanlı Devletinin sonunu görme kanaatiyle acıyarak bakıyordu.
Ancak! Beklenen olmadı.
18 Mart 1915 günü boğazın dar mevzilerinde patlayan Türk topları, beklenenin tam tersine bir gelişmeyi adeta bütün dünyaya haykırıyordu. Yenilmez denilen müttefik donanması, Mehmetçik' in imanlı göğsüne çarpmıştı. Arkasından deniz içinde hasmını bekleyen Nusrat’ın döktüğü mayınlar da patlamak için sıraya girmişler, beklenen vazifelerini bihakkın yerine getirmişlerdi. Tam altı saat gibi kısa bir zamanda bileği bükülmez armadadan sekizi devre dışı kalmıştı.
Sonuç
Mehmetçik için büyük bir zafer
Müttefikler için büyük bir hüsran
Dünya için büyük bir sürprizdi
Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları başta olmak üzere ebediyete intikal eden tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
Kaynakça: Türk Tarih Kurumu Başkanlığı
🇹🇷 🇹🇷 #1915 18mart1915