11/09/2026
💔 EVLENME TEKLİFİ İÇİN ALDI… 1 HAFTA SONRA GERİ GETİRDİ.
Geçtiğimiz günlerde bir takipçimiz mağazamıza geldi. Sevdiği kadına evlenme teklifi edeceğini söyledi.
İmkânlarını zorladı… Elindeki birkaç parça altını bozdurdu, kalan farkı kredi kartına taksit yaptırdı. Tek bir amacı vardı: Sevdiği kadını mutlu etmek. 💍
İçine sinen güzel bir pırlanta yüzük seçti ve mağazamızdan heyecanla ayrıldı.
Aradan daha bir hafta bile geçmeden aynı beyefendiyi tekrar karşımızda gördük.
Bu kez yüzüğü bozdurmak istiyordu…
Şaşırdık. Oturduk, sohbet ettik.
“Abi, sen bunu ne kadar mutlu almıştın. Evlenme teklifi edecektin, ne oldu?” diye sorduk.
Cevabı bizi de üzdü:
“Yüzüğü çıkardığımda şaşırmasını, sevinmesini, mutlu olmasını bekledim. Ama bana ilk sorduğu şey kaç karat olduğu oldu. Kaç ayar, sertifikası var mı diye sordu. Sonra başkalarının yüzükleriyle kıyasladı… ‘Onunki 2 karat, bununki 3 karat, benimki neden bu kadar küçük?’ dedi.”
Ve ardından şu cümleyi söyledi:
“Ben o yüzüğü alabilmek için şartlarımı zorladım. Ama değerinin karatıyla ölçüldüğünü görünce çok huzursuz oldum. Başlamadan bitsin dedim.”
Bazen bir yüzüğün büyüklüğü karatla ölçülür…
Ama o yüzüğü alırken verilen emeğin, yapılan fedakârlığın ve kurulan hayalin bir karat karşılığı yoktur.
Biz kuyumcuyuz; elbette pırlanta satarız. Ama yıllardır bu tezgâhın arkasında şunu da görüyoruz:
En kıymetli yüzük, en büyük olan değil; hangi şartlarda, hangi duyguyla alındığını bildiğiniz yüzüktür. 💍🤍
Umarız herkes, kendisi için yapılan fedakârlığın kıymetini bilen insanlarla karşılaşır.