Ametist, genellikle mücevher olarak kullanılan mor renkli bir Kuvars (Silisyum dioksit, SiO2) türüdür.
20. yüzyılda ametistin rengini sahip olduğu manganezden aldığı düşünülmüştür. Fakat, bazı otoriteler rengin organik bir kaynağı olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ferrik tiyosiyanat önerilmiş ve mineralde kükürtün saptandığı belirtilmiştir. 2005 yılından itibaren, ametistin renginden yabancı (katışkı) atomların sorumlu olduğu düşünülmektedir.
Isıya maruz kaldığında, ametistin rengi sarıya döner. Genel olarak sarı kuvars cevherlerinin (sitrin, dumanlı kuvars ve diğerleri) genel olarak yanmış ametist olduğu söylenmektedir. Kayacın yeryüzüne çıkmış uzantılarında, ametist damarlarının renklerini kaybetmeleri muhtemeldir. Ametistin sertliği 7'dir.
Popüler bir değerli taş olan ametistin çeşitli renklerine farklı tanımlar verilmiştir. Örneğin, "Rose de France" genellikle açık pembemsi lavanta veya leylak gölgeye sahiptir. En değerli rengi ise kırmızı parıltılara sahip koyu menekşe rengi olanıdır; bu renkteki ametist "Sibiryalı" olarak adlandırılır. İsminden de anlaşılacağı gibi bu renkteki ametist genellikle Sibirya'dan çıkarılsa da, Sibirya dışında Uruguay ve Zambiya başta olmak üzere başka bölgelerden de çıkarılmaktadır.
Ametist ABD'de birçok yerde bulunsa da bunlar mücevherlerde kullanabilecek kadar güzel ve değerli değildir. Ametist Brezilya, Uruguay, Bolivya, Arjantin, Zambiya, Namibya ve diğer Afrika ülkelerinde çıkarılır. "En kaliteli kristalli ametistler genellikle Hindistan, Brezilya ve Uruguay'daki volkanik kayaçların içindeki gaz boşluklarında (jeodlarda) oluşur.[1]
Ayrıca Türkiye'de Balıkesir - Dursunbey ilçesinde, Erzincan ve Ordu'da da ametist yatakları olduğu bilinmektedir.
Pembemsi menekşe renginden koyu mor renge doğru geniş bir renk skalasına sahip olan Ametist, bu renkleri içeriğinde bulunan demirden almaktadır.
Kuvars ailesi grubundan olan ve bu grubun en değerlisi olan Ametist şifa bakımından en güçlü taşlardan biridir.Ametist taşı negatif elektrik yükünü çektiği için insan bedenindeki fazla elektriği alıp,stres ve baş ağrısını azaltıp beyin gücünü arttırır.Nazara karşı koruyucu özelliğine inanılan ametist günümüzde ‘’mor yakut’’olarakta bilinir.
Türkiye’nin tek işletme ruhsatlı maden ocağı Balıkesir’in Dursunbey ilçesinde çıkartılmaktadır.
Ametist Şubat ayının doğum taşıdır. Ayrıca Balık, Koç, Kova ve Yay takım yıldızlarıyla bağdaştırılmıştır.
Ametist Taşı Nerelerden Çıkartılır ?
En Kaliteli Olanları Hindistan, Uruguay ve Brezilya'dan Çıkartılmaktadır. Bu Bölgelerdeki Volkanik Kayaçlarda Bulunan Gaz Boşluklarında Meydana Gelmektedir.
Diğer Temin Edilen Bölgeler İse Kanada, Rusta, Afrika ve Arjantindin Ülkelerinin Bir Çok Bölgesinde Bulunmaktadır.
Ametist Taşı Ülkemizde de Çıkartılmakta Olup; Balıkesir-Dursunbey’de , Ordu ve Erzincan İllerindeki Ametist Yatakları Bulunmaktadır.
İnce kristal yapısında olan ametist yatağı sadece Balıkesir-Dursunbey’de çıkartılmaktadır.Bu maden Türkiye’nin işletme ruhsatlı tek maden ocağıdır.Maden ocağı Alaçam Madencilik firması tarafından işletilmektedir.
Dünyada ince kristal yapısına sahip olan tek ametist olduğu için yerli Türkiye ametisti oldukça değer ve önem arz etmektedir.
Ametist Taşı Hangi Renklerde Bulunur ?
Mavi-Mor ve Mor Menekşe Renkleriyle Diğer Doğal Taşlardan Ayrılıp Kendini Özelleştiren Ametist, En Popüler Taşlar Arasında ve Kuvars Grubundandır.
Ametist Taşı Aksesuarımı Nasıl Temizleyebilirim ?
· Değerli Taşların Temizlenmesinde Yapılması Gereken En Doğru Temizleme Yöntemi Kuru Olan Bir Toprağa Gömerek 1 Gün Kalmasını Sağlamaktır.
· Bunu Belirli Aralıklarda Tekrarlamak Gerekir.
· Eğer Gözenekli Yapıda Bir Taşa Sahipseniz; Temiz Bir Suda 1 Gün (Veya En Az 30 Dk Olmak Şartı İle) Bekleterek Temizliğini Sağlayabilirsiniz.
· Doğal Taşların Temizliğinde Kimyasal Ürünler Kullanılmamalıdır.
· Ametist kristalleri deniz suyu(tuzlu su) veya toprak ile nötrlenebilir.Bu işlem Ametist kristallerinde toplanan negatif elektriksel yüklerin sıfırlanmasını sağlayarak kayacın etkisinin devamlı olmasını sağlar.
· Toprak ve Su Doğal Temizleme Özelliğine Sahip Olduğu İçin Başka Seçenek aranmamalıdır.
Tarihte Ametist
Ametistçağlar boyunca çok çeşitli uygarlıklar tarafından sıkça kullanılan bir taş olmuştur. Büyük maden yataklarının keşfine kadar Ametist, Elmas ve benzeri kıymetli taşlarla aynı kategoride bulunmuştur.
Eski zamanlarda en değerli taşlardan (elmas, safir, yakut ve zümrüt) sayılan ametist daha sonraları bu değerini ve önemini yitirmiştir. Bunun en büyük nedeni, Brezilya gibi, bazı bölgelerde büyük yatakların keşfedilmesidir.Ayrıca, Tibet'te ametist taşı kutsal sayılır.
Ametist; adını eski bir efsaneye göre Yunancada “sarhoşluğa karşı” anlamına gelen “ametusthos” kelimesinden alır. M.Ö 25.000 yıl önce Neolitik çağda insanlar ametist taşını dekoratif amaçlı kullanırken, Antik Romalılar ve Yunanlılar takı ve mücevher yapımında ve muska yapımında kullanmışlardır.
Leonardo Da Vinci, Ametist taşının şeytani ve günahkar düşünceleri dağıttığını ve zekayı canlandırdığını yazmıştır.
Eski zamanlarda en değerli taşlardan (elmas, safir, yakut ve zümrüt) sayılan ametist daha sonraları bu değerini ve önemini yitirmiştir. Bunun en büyük nedeni, Brezilya gibi, bazı bölgelerde büyük yatakların keşfedilmesidir.Ayrıca, Tibet'te ametist taşı kutsal sayılır
Ametist taşı birçok farklı kültür ve bölgede kraliyet aileleri tarfından sevilmiştir. Mısır kraliyet hanedanları tarafından sevilen ametist, Mısır'da genel olarak oymalarda kullanılırdı.Eski mısırlılar Ametist taşını oyma desenler ile süsleyip mücevher olarak kullanmışlardır. Eski yunanlılar Ametist taşının sarhoşluk giderici özelliği olduğuna inanırlardı,bu yüzden Ametistten yapılmış bir kase veya kupadan şarap içmenin kişiyi sarhoş etmeyeceğine inanılıyordu. orta çağ Avrupasında askerler iyileştirmeve insanı soğukkanlı tutma özelliği olduğuna inanarak savaşlarda Ametist taşı takmışlardır.Kutsal metinlerde ametist’in Yeni Kudüs duvarının temelini oluşturacak on iki taştan biri olduğu belirtilmektedir. Eski medeniyetler bu taşa çok değer vermişlerdir. Rahipler ve yüksek rütbeli din adamları ametist taşı ile süslenmiş asa kullanırlardı. Boyunlarında yuvarlak halka şeklinde ametist taşından yapılmış mücevherler ve kolyeler takarlardı. Ametist taşının çarpıcı mor rengi onlar için Mesih’e bağlılığı sembolize ediyordu. Katolik din adamları ametist taşlı haç takarlardı. Ametist taşı onlar için dindarlığı ve bekarlığı temsil ediyordu. İsrail’in baş rahibinin göğüs kısmında bulunan taş plakasının 9. Taşı ametist taşıydı.
Çok eski çağlarda insanlar ametist renginin sakinleştirici etkisi olduğundan dolayı gece kabus görenler için yatıştırıcı etkisinden dolayı kullandıkları bilinmektedir. Gezginler ve seyyahlar gezilerinde onları koruması için yanlarında ametist taşırlardı.
Günümüzde yarı değerli taşlar kategorisinde yer alsa da ametist taşı geçmiş dönemlerde elmastan daha değerli bir taş olarak görülmekteydi. Asya kültürlerinde kutsal “mücevher kentleri”, “yaşam ağaçları” gibi tanımlanan ibadet yerleri olan büyük tapınaklarda kullanılmıştır
Yine Avrupa içerisinde bulunan bazı Anglosakson mezarlarında Ametist taşından yapılma tespih taneleri bulunmuştur.Yine aynı nedenlerle taş, piskoposlar için özel bir önem arz etmiştir.Bugün hala birçok piskopos ve diğer bazı din görevlileri ametist taşlı yüzükler takar.Taşın ayrıca kara büyü ve kötü ruhlara karşı koruduğu bilinmektedir. Eski Mısırlılar manevi ve fiziksel olarak korunmak için ametist taşlı muskalar kullanmışlardır. Ametist yıllar boyunca birçok farklı amaç için yaygın olarak kullanılmıştır. Bedeni iyileştirme ve zihni sakinleştirme yeteneğine sahiptir. Göz alıcı rengi ve güzelliği mücevher ve takıları günümüzde hala daha süslemektedir.
Ametist Taşı ve Bilime Dayalı Faydaları
Ametist taşının bilimsel olarak kanıtlanmış faydaları;
Ametist vücutta olumlu değişiklikler üreten az miktarda ancak tespit edilebilir bir manyetik alan yayar. Ayrıca Ametist ısıtıldığında bir tür uzun dalga radyasyonu olan uzak kızılötesi ışın yayar.
zak kızılötesi ışınlar (FIR) güneşten aldığımız iki önemli ışıktan biridir. Vücudumuzdaki FIR miktarı sürekli dalgalanır ve vücudumuz büyük miktarda FIR aldığında fiziksel zorluklarla daha iyi başa çıkabilir. Öte yandan eğer FIR seviyeleri düşerse vücudumuz dış tehlikelere ve hastalıklara karşı hassastır. FIR uzun süre maruz kaldığında cilde ve vücuda zarar vermeyen birkaç ışından biridir.
Uzak Kızılötesi ışınların faydaları ilk olarak 19. yüzyılda Sir William Herschel tarafından keşfedilmiştir. Herschel renklerin kendi ısı seviyelerini içerdiğini keşfetti. Kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve menekşe testlerini yaptı ve kırmızıdan menekşe geçişine kadar sıcaklık seviyelerinin arttığını keşfetti.
Bu kalıbı bulduğu zaman Herschel, spektrumdaki kırmızı ışığın sıcaklığını ölçerek kızılötesi ışığı keşfetti. Şimdi araştırmalarda birçok bilim insanı biyo toksinlerin vücuttan atılması için ve insan vücudunun genel sağlığını iyileştirmek için FIR kullanımını keşfetti.
Ametist tarafından ısıtıldığında yayılan FIR avantajları aşağıda verilmiştir:
Ametist Taşı ile Hücre yenilenmesi;
1. FIR vücudunuzdaki hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur, çünkü vücuttaki enerji seviyelerini arttırır.
2. Vücudun enerji seviyeleri arttığında, hücrelerini daha verimli bir şekilde yenileyebilir. FIR’a maruz kalma hücreleri destekler ve etkili bir şekilde yenilenmelerini sağlar
Detoksifikasyon;
1. FIR civa, alüminyum vb. Birçok metal ayrıştırmak için kullanılmıştır. Bu toksik maddeler vücudun daha büyük su molekülleri içinde kapsüllenir.
2. Böylece vücut FIR’a maruz kaldığında, su moleküllerinin titreşmesine neden olur ve böylece toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
Ametist Taşı Kan Basıncını Korur;
1. Almanya’daki tıp araştırmacıları tarafından yapılan bir araştırma FIR’a bir saat boyunca maruz kalmanın, periferal kan damarlarını sürekli olarak genişlettiği için, kan basıncının düşürülmesine yardımcı olduğunu gösterdi.
2. Kalp atışının ritmi de uygun seviyelere ayarlandı ve kanın viskozitesi de düzeldi.